Bir markete girdiğinizde aslında farkında olmadan kurgulanmış bir düzenin içine girersiniz. Rafların yerleşimi, koridorların akışı ve ürünlerin nasıl sergilendiği; çoğu zaman siz düşünmeden, neye bakacağınızı ve ne satın alacağınızı etkiler.
Perakendede ürün yerleşimi tamamen bilinçli bir çalışmadır. Tüketici davranışına dair denenmiş yaklaşımlara dayanır ve raf düzenini doğrudan satışla ilişkilendirir. Doğru kurgulandığında, ürün yerleşimi satışları %30’a kadar artırabilir. Bu etki özellikle FMCG (hızlı tüketim) sektöründe çok daha belirgindir. Çünkü bu ürünler için görünürlük, hızlı stok dönüşü ve mağaza içindeki düzen hayati önem taşır.
Kısacası ürün yerleşimi; psikolojiyi, veriyi ve saha uygulamasını bir araya getirir. Rafları sadece “düzenli” göstermekle kalmaz, satışa katkı sağlayan aktif bir alana dönüştürür.
Ürün Yerleşiminin Psikolojisini Anlamak
Perakendede ürünlerin raftaki konumu, insanların mağaza içinde nasıl gördüğü, düşündüğü ve karar verdiğiyle doğrudan ilişkilidir. Yoğun bir mağaza ortamında müşteriler uzun uzun düşünmez; gördüklerine ve alışık olduklarına göre hızlı kararlar verir.
Bu süreci etkileyen temel psikolojik faktörler şunlardır:
- Maruz kalma etkisi: Müşteriler, daha sık karşılaştıkları ürünleri tercih etmeye daha yatkındır.
- Görsel öncelik: Göz hizasında yer alan ürünler, rafta doğal olarak daha fazla dikkat çeker.
- Tarama alışkanlıkları: Birçok müşteri raflara bakarken sağ taraftaki ürünleri daha önce fark eder.
- Anlık satın alma: Doğru noktaya yerleştirilen ürünler, plansız alışverişi artırır.
Yapılan araştırmalar, satın alma kararlarının büyük bölümünün mağaza içinde verildiğini gösteriyor. Örneğin market markalı bir ürünün, premium markaların yanında ve göz hizasında yer alması; hem algılanan değerini yükseltir hem de satın alma ihtimalini artırır. Raf üzerindeki yerleşim; müşterinin önce neyi gördüğünü, hangi ürünleri karşılaştırdığını ve sonunda sepete ne eklediğini belirler.
Tüm bu unsurlar, ürün yerleşiminin satış performansı üzerindeki etkisinin neden bu kadar güçlü olduğunu açıkça ortaya koyar.
Raf Düzeni ve Müşteri Davranışı

Raf düzeni, müşteriyi fark ettirmeden yönlendirir ve satın alma kararlarını şekillendirir. Yapılan araştırmalar, satın alma kararlarının yaklaşık %80’inin raflar arasında dolaşırken verildiğini gösteriyor. Bu da raf tasarımını perakende başarısının temel unsurlarından biri haline getiriyor.
Etkili bir raf yerleşimi, belirli müşteri davranışlarına dayanır:
- Göz hizasındaki “altın bölge”, en yüksek dönüşüm oranını sağlar.
- Bu alanda yer alan ürünlerin satışları %20–30 oranında artabilir.
- Birlikte kullanılan ürünlerin yan yana sunulması çapraz satışları artırır.
- Mantıklı ürün gruplamaları, müşterinin karar yorgunluğunu azaltır.
Dikey yerleşimin yanı sıra yatay konumlandırma ve ürünlerin birbiriyle olan ilişkisi de büyük önem taşır. Özellikle kampanya alanları ve raf başlarında yapılan stratejik yerleşimler; görsel dikkat noktaları ve fiyat karşılaştırmasını kullanarak anlık satın alımları artırır. Örneğin pillerin oyuncakların yanında konumlandırılması, müşterinin son anda satın alma kararını vermesini kolaylaştırır.
Mağaza İçi Ürün Yerleşimi: Pratik Örnekler
Ürün yerleşimine dair psikolojik yaklaşımları sahada hayata geçirmek için perakendeciler bazı temel uygulamalara başvurur. Bu pratikler, müşteri davranışını yönlendirmede oldukça etkilidir.
En sık kullanılan yerleşim örnekleri şunlardır:
- Günlük ihtiyaç ürünleri, mağaza içinde daha derin alanlara yerleştirilerek müşterinin farklı reyonlarla temas etmesi sağlanır.
- Yüksek kârlı veya premium ürünler, görünürlüğü artırmak için göz hizasında konumlandırılır.
- Birlikte tüketilen ürünler (örneğin atıştırmalıklar ve içecekler) yan yana sunularak ek satış fırsatları yaratılır.
- Anlık satın alma potansiyeli olan ürünler, kasa çevresi veya raf başlarında sergilenir.
Basit gibi görünen bu uygulamalar, tutarlı şekilde hayata geçirildiğinde hem müşteri davranışı hem de ortalama sepet tutarı üzerinde belirgin bir etki yaratır.
Planogramlar: Perakendenin Yol Haritası
Planogramlar, ürün yerleşimine dair stratejiyi mağaza raflarına taşıyan teknik planlardır. Ürünlerin rafta nasıl ve nerede duracağını net şekilde tanımlar.
Bir planogram genellikle şunları kapsar:
- Ürünlerin raftaki kesin konumları
- Raf yerleşimine dair kurallar
- Ürün gruplamaları ve ürünler arası komşuluk ilişkileri
Planogramlar, strateji ile saha uygulaması arasındaki bağı kurar. Psikoloji “neden böyle olmalı?” sorusunu açıklarken, planogramlar “hangi ürün nereye konulmalı?” sorusuna net cevap verir.
Doğru şekilde uygulandığında planogramlar:
- Kategori satışlarını %8–15 oranında artırabilir,
- Mağazalar arasında raf düzeni ve tutarlılık sağlar,
- Mağaza içi trafik ve genel düzen hedeflerini destekler.
Ancak planogramlar tek başına yeterli değildir. Asıl değer, planın sahada doğru ve tutarlı biçimde uygulanmasıyla ortaya çıkar.
Planogramlar Sahada Ne Kadar Doğru Uygulanıyor?

En detaylı planogramlar bile sahada doğru uygulanmadığında beklenen etkiyi yaratmaz. Ürünler olması gereken yerlerden kaydığında şu sonuçlar ortaya çıkar:
- Göz hizasının sağladığı avantaj ortadan kalkar,
- Çapraz satış fırsatları bozulur,
- Ürün yerleşiminin psikolojik etkisi zayıflar.
Örneğin çocuklara yönelik bir gevrek, hedef kitlenin göz hizası yerine üst rafa konulduğunda etkisini tamamen kaybeder. Benzer şekilde, sabah doğru yerleştirilen kampanya ürünleri gün içinde yerinden oynadığında, beklenen satış artışı fark edilmeden düşer.
Saha ekipleri bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşır:
- Stoklama ve yeniden yerleştirme aksaklıkları,
- Günlük operasyonel yoğunluk,
- Doğru yerleşim için sınırlı zaman.
Bu nedenle düzenli saha denetimleri ve planogram uyum kontrolleri kritik önem taşır. Uyum oranı, raf payı ve raf bulunurluğu gibi metrikler; planlanan stratejinin mağaza içinde gerçekten uygulanıp uygulanmadığını gösterir. Dijital araçlar sayesinde uygulama hataları artık satış kaybına dönüşmeden önce tespit edilebilir.
Planlar hazır ama raflar istediğiniz gibi değil mi?
FieldPie ile mağaza içi uygulamayı görünür hale getirin. Ücretsiz Demo talep ederek kullanım senaryolarını inceleyin.
Ürün Yerleşiminde Zayıf Uygulamanın Bedeli
Ürün yerleşiminde yaşanan zayıf uygulamalar yalnızca rafların görüntüsünü bozmakla kalmaz; satış performansını ve marka algısını da doğrudan etkiler.
Yerleşim standartları korunmadığında şu sonuçlar ortaya çıkar:
- Göz hizası için yapılan yatırımlar karşılığını vermez,
- Talep yüksek olsa bile ürünlerin raf görünürlüğü azalır,
- Markalar mağazadan mağazaya farklı ve tutarsız görünür.
Bu durumda araştırma, planlama ve tasarıma yapılan tüm yatırımlar düşük uygulama uyumu nedeniyle değer kaybeder. Zamanla strateji ile raf gerçekliği arasındaki bu kopukluk; satış fırsatlarının kaçmasına ve alışveriş deneyiminin zayıflamasına neden olur.
Perakendecilerin Ürün Yerleşiminde Karşılaştığı Zorluklar
Birçok perakendeci ürün yerleşiminin satış üzerindeki etkisinin farkındadır. Ancak bu bilinci tüm mağazalarda aynı tutarlılıkla uygulamak her zaman kolay olmaz.
Sahada en sık karşılaşılan zorluklar şunlardır:
- Yüksek personel devri: Yeni çalışanlar, ürün yerleşimi standartlarına yeterince hâkim olmayabilir.
- Zaman baskısı: Günlük operasyon temposu, doğru yerleşimin önüne geçebilir.
- Alan kısıtları: Özellikle eski mağaza düzenleri, ideal raf planlarının uygulanmasını zorlaştırır.
- Operasyonel kesintiler: Teslimatlar ve yeniden stoklama süreçleri planogram uyumunu bozabilir.
Bu faktörler bir araya geldiğinde, planlanan strateji ile raflardaki gerçek durum arasında kalıcı bir boşluk oluşur. Bu da ürün yerleşiminde tutarlılığı sağlamayı daha da zorlaştırır.
Ürün Yerleşiminde Başarıyı Getiren Temel Unsurlar
Perakendede ürün yerleşimi, müşteri davranışını anlamak kadar bu içgörüyü sahada doğru şekilde uygulayabilme meselesidir. Başarı; davranış bilimi ile disiplinli mağaza içi uygulamanın birleştiği noktada ortaya çıkar.
Başarılı perakendeciler üç temel alana odaklanır:
- Müşteri davranışına göre kurgulanmış stratejik raf yerleşimi
- İçgörüyü net kurallara dönüştüren planogramlar
- Uyum sistemleriyle desteklenen, tutarlı saha uygulaması
Bu unsurlar birlikte çalıştığında raf görünürlüğü artar, anlık satın almalar çoğalır ve satış performansı yükselir. Aynı zamanda müşteriler için daha akıcı, daha sezgisel bir alışveriş deneyimi oluşur.
Önümüzdeki dönemde ürün yerleşimi; psikolojik içgörünün teknoloji destekli uygulamalarla birleştiği, ölçülebilir ve ölçeklenebilir bir yapıya doğru evrilmeye devam edecektir.
Sonuç: Ürün Yerleşiminde Başarı Nereden Geçiyor?
Perakendede ürün yerleşimi, psikoloji, yapı ve uygulama bir arada çalıştığında başarıya ulaşır. Güçlü stratejiler ve planogramlar potansiyel yaratır; ancak bu potansiyeli satışa dönüştüren unsur, mağaza seviyesindeki tutarlı uygulamadır.
FieldPie gibi çözümler, ürün yerleşimi stratejilerini sahada sürdürülebilir bir standarda dönüştürerek her mağazada planlanan performansın gerçekleşmesini sağlar.
Sektör İpuçları Anında Mailinize Gelsin.
FieldPie'nin ücretsiz demosunu edinin. AI ile güçlenin
ÜCRETSİZ DENEYİNTable of Contents
FieldPie'nin Ücretsiz Demosunu Alın — Yapay Zeka ile Gücünüzü Artırın
İşinizi yönetmenin ne kadar kolay olabileceğini görmek için FieldPie'yi 14 gün boyunca deneyin.
ÜCRETSİZ DENEYİNİlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler










